#Gazetecilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
#Gazetecilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ağustos 2026 Pazar

Basın Bayramı Çatalca'da Kutlandı-Yılmaz Parlar

  

Basın Bayramı Çatalca'da Coşkulu Bir Organizasyonla Kutlandı

Basın Platformu Başkanı Remzi Tanış ve Ekibinden Örnek Organizasyon

24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı kapsamında, Basın Platformu Başkanı Remzi Tanış ve organizasyon ekibi tarafından 1 Ağustos 2026 Cumartesi günü Çatalca'da bulunan Çatal Mangal Bahçesi Piknik Alanı'nda geniş katılımlı bir kutlama programı düzenlendi.

Basın camiasını bir araya getiren etkinliğe; çok sayıda gazeteci, medya temsilcisi, siyasetçi, sivil toplum kuruluşlarının başkanları, sponsor iş insanları ve davetliler katıldı.

Gün boyunca birlik, beraberlik ve dayanışma mesajlarının öne çıktığı organizasyon, katılımcılardan tam not aldı.

Kusursuz Organizasyon Büyük Beğeni Topladı

Etkinliğin her aşamasında gösterilen özen ve misafirperverlik, davetlilerin takdirini kazandı. Katılımcılar, organizasyonun eksiksiz hazırlanmış olmasını memnuniyetle karşılarken, Basın Platformu Başkanı Remzi Tanış ve organizasyon ekibine teşekkür ederek övgüler yağdırdı.

Program, basın mensupları arasında dostluk bağlarını güçlendiren, farklı kesimleri aynı çatı altında buluşturan anlamlı bir etkinlik olarak hafızalarda yer etti.

Protokol Konuşmalarında Basının Önemi Vurgulandı

Gerçekleştirilen protokol konuşmalarında, özgür ve tarafsız basının demokratik toplumların vazgeçilmez unsuru olduğu ifade edildi.

Konuşmacılar, doğru haberciliğin kamuoyunun sağlıklı bilgiye ulaşmasındaki kritik rolüne dikkat çekerek, basın emekçilerinin toplum adına büyük bir sorumluluk üstlendiğini belirttiler.

Hizmet Eden İsimlere Plaket Takdim Edildi

Program kapsamında, hizmetleri geçen önemli katkılar sağlayan isimlere teşekkür amacıyla plaketler takdim edildi.

Duygusal anların yaşandığı konuşmalarda  mesleğine gönül veren basın alkışlarla onurlandırıldı.



Canlı Müzik ve Dostluk Sofrasında Unutulmaz Anlar

Resmî programın ardından davetliler hep birlikte öğle yemeğinde buluştu.

Samimi sohbetlerin yapıldığı etkinlikte canlı müzik dinletisi eşliğinde davetliler keyifli vakit geçirirken, meslektaşlar uzun süre sonra yeniden bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı.

Elazığ Türküleri Programa Renk Kattı

Etkinliğin en beğenilen bölümlerinden biri ise Beylikdüzü Elazığ Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Feyzi Özcan ile sanatçı Sedat Çimen tarafından seslendirilen Elazığ yöresine ait türküler oldu.

Özellikle Harput musikisinin unutulmaz eserleri, mayalar ve uzun havalar davetliler tarafından büyük ilgiyle dinlenirken, zaman zaman katılımcılar da türkülere eşlik etti. Elazığ kültürünü yansıtan bu özel dinleti programa ayrı bir renk ve anlam kattı.

İş Dünyasından Basına Güçlü Destek Mesajı

Program sırasında gerçekleştirdiğimiz söyleşide, Türkiye Sanayici İş İnsanları Platformu Başkanı İsmail Aktaş ile iş insanı Sabahattin Karakoç, basının toplumdaki vazgeçilmez rolüne dikkat çekti.

Yaptıkları değerlendirmelerde; güçlü demokrasinin güçlü basınla mümkün olacağını doğru ve tarafsız haberciliğin hem toplum hem de ekonomi açısından büyük önem taşıdığını ifade ettiler.

Dayanışma ve Birlik Mesajları Ön Plandaydı

Etkinlik boyunca gazeteciler, iş insanları, sivil toplum temsilcileri ve siyasetçiler aynı ortamda buluşarak fikir alışverişinde bulundu.

Katılımcılar, bu tür organizasyonların meslektaşlar arasındaki dayanışmayı güçlendirdiğini, toplumsal birlik ve beraberliğe katkı sunduğunu belirterek organizasyonun geleneksel hale getirilmesi temennisinde bulundu.

24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı'nın Önemi

24 Temmuz 1908 tarihi, Türk basın tarihinde bir dönüm noktası olarak kabul edilir.

II. Meşrutiyet'in ilanıyla birlikte gazeteler, devlet sansür memurlarının denetimine sunulmadan yayımlanmaya başlanmış ve böylece Osmanlı Devleti'nde basın üzerindeki resmî sansür uygulaması sona ermiştir.

Bu nedenle 24 Temmuz, uzun yıllardır Türkiye'de "Gazeteciler ve Basın Bayramı" olarak kutlanmaktadır.

Basın Bayramı'nın temel amacı;

Basın özgürlüğünün önemini hatırlatmak,

Gazetecilerin toplum adına üstlendiği sorumluluğu vurgulamak,

Kamuoyunun doğru ve tarafsız bilgi alma hakkını savunmak,

Basın emekçilerine teşekkür etmek,

Meslek dayanışmasını güçlendirmektir.

Günümüzde teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte gazetecilik yalnızca gazete ve televizyonla sınırlı kalmayıp dijital medya, internet haberciliği ve sosyal medya platformlarında da kamuoyunu bilgilendirmeye devam etmektedir.

yilmazparlar@yahoo.com

Press Day Celebrated with a Grand Gathering in Çatalca

An Exemplary Organization by Press Platform President Remzi Tanış and His Team

As part of the 24 July Journalists and Press Day, a large-scale celebration program was organized on 1 August 2026 at the Çatal Mangal Garden Picnic Area in Çatalca by Press Platform President Remzi Tanış and his organizing team.

The event brought together members of the press, media representatives, political figures, NGO leaders, sponsoring businesspeople, and numerous invited guests. Throughout the day, messages of unity, solidarity, and cooperation were emphasized, and the event received widespread appreciation from participants.

A Flawless Organization Earned Great Appreciation

The careful planning, hospitality, and professionalism displayed throughout the event impressed all attendees. Guests praised the outstanding organization and expressed their sincere gratitude to Press Platform President Remzi Tanış and his dedicated team for delivering a memorable celebration.

The gathering strengthened friendships among journalists while bringing together representatives from different sectors under one roof in a warm and meaningful atmosphere.

Speakers Highlighted the Importance of a Free Press

During the official protocol speeches, speakers emphasized that a free and impartial press is an indispensable pillar of every democratic society.

They underlined the vital role of responsible journalism in ensuring that the public has access to accurate information and stressed that journalists carry an essential responsibility on behalf of society.

Awards Presented to Those Who Contributed to the Press

As part of the program, commemorative plaques were presented to distinguished individuals in recognition of their valuable contributions and dedicated service to the media sector.

The award ceremony created emotional moments as respected members of the press community were honored with warm applause.

Live Music and a Memorable Gathering

Following the official program, guests enjoyed a lunch together in a friendly atmosphere.

The event continued with live music performances, allowing participants to reconnect, exchange ideas, and spend an enjoyable afternoon with colleagues and friends.

Traditional Elazığ Folk Songs Added a Special Touch

One of the highlights of the event was the performance by Feyzi Özcan, President of the Beylikdüzü Elazığ Culture and Solidarity Association, together with renowned artist Sedat Çimen.

Traditional folk songs from the Elazığ region, especially the unforgettable melodies of Harput music, including Maya and Uzun Hava performances, received enthusiastic applause. Many guests joined in, creating unforgettable moments that reflected the rich cultural heritage of Elazığ.

Strong Support for the Press from the Business Community

During an interview held at the event, İsmail Aktaş, President of the Turkey Industrialists and Businesspeople Platform, and businessman Sabahattin Karakoç highlighted the indispensable role of the press in society.

They stated that a strong democracy can only exist alongside a strong and independent press, emphasizing that accurate and impartial journalism is essential not only for society but also for sustainable economic development.

Messages of Unity and Solidarity

Throughout the event, journalists, business leaders, NGO representatives, and political figures had the opportunity to exchange ideas and strengthen their professional relationships.

Participants expressed their hope that such gatherings would continue every year, noting that they reinforce professional solidarity while contributing to national unity and social cohesion.

The Significance of July 24 – Journalists and Press Day

24 July 1908 marks a historic milestone in Turkish press history.

Following the proclamation of the Second Constitutional Era, newspapers began to be published without prior government censorship, bringing an end to official press censorship in the Ottoman Empire.

For this reason, 24 July has long been celebrated in Türkiye as Journalists and Press Day.

The primary objectives of this special day are:

To emphasize the importance of press freedom.

To recognize the responsibility undertaken by journalists on behalf of society.

To defend the public's right to receive accurate and impartial information.

To honor members of the press for their dedicated service.

To strengthen solidarity within the journalism profession.

Today, journalism extends far beyond newspapers and television. Through digital media, online journalism, and social media platforms, journalists continue to inform society with speed and responsibility.

As technology continues to evolve, ethical, reliable, and independent journalism remains one of the strongest foundations of democracy, transparency, and freedom of expression.


yilmazparlar@yahoo.com

3 Şubat 2026 Salı

Zafer Partisi’ne Yıpratma Operasyonu Çöktü-Yılmaz Parlar

  

Zafer Partisi'nden Etik Siyaset Dersi

Zafer Partisi Artık Kilit Bir Partidir- Bu Tip Saldırılar Artacaktır Yıpratma Operasyonu Çöktü

Zafer Partisi’ne Kurulan Tuzak Boşa Düştü

 Özdağ'ın Liderliğinde Kurumsal Disiplin Öne Çıktı

Ümit Özdağ'ın Ölçülü ve İlke Odaklı Tavrı Siyasete Nefes Aldırdı

Zafer Partisi, parti içindeki son gelişmelere ilişkin duyurduğu resmî açıklamayla hem siyasette kurumsal disiplinin hem de etik yönetim anlayışının örnek bir uygulamasını sergiledi.

Genel Başkan Prof. Dr. Ümit Özdağ'ın kararlı, şeffaf ve ilkeli duruşu, Türk siyasi tarihinde ender görülen bir liderlik örneği olarak yorumlandı.

Zafer Partisi Artık “Hedefte Olan” Bir Kilit Partidir

Yaşanan olay, partinin artık Türkiye siyasetinde belirleyici bir konuma geldiğinin açık göstergesidir. Yükselen her siyasi hareket, özellikle de toplumda karşılık bulan milliyetçi-muhafazakâr bir çizgi, benzer operasyonlara maruz kalır.

 “Partinin yolu açıldıkça, yıpratma girişimleri artacak; içeriden ve dışarıdan farklı yöntemlerle denemeler yapılacaktır.”

Ancak, Parti bünyesinde; Güçlü bir etik kurulu, Teşkilatlar için net bir davranış çerçevesi, İtibar yönetimi ve kriz kontrol protokolü, Parti içi görev tanımları keskin sınırlarla belirlendiği muhakkakdır.

 Bundan sonraki süreçte de benzer girişimler etkisiz kalacağı aşikardır.

"Kişilere Değil, Kurallara Bağlı" Yönetim Anlayışı

Parti yönetimi, ilgili görev değişikliğini duyururken süreci hiçbir şekilde kişisel tartışmalara indirgemeden, tamamen kurumsal çerçevede ele aldı.

Bu yaklaşım, siyasette sık rastlanmayan bir olgunluk ve ciddiyet örneği olarak öne çıktı. Özdağ'ın hiçbir spekülasyona girmeden, hiçbir kişiyi hedef almadan, yalnızca parti ilkeleri ve etik standartlar temelinde hareket etmesi, kamuoyundaki "temiz siyaset" arayışına cevap verdi.

Sosyal Medyada Etik İhlal Uyarısı ve Önemi

Parti içi düzenlemeyle ilgili süreçte, Hasan Öztürk'ün sosyal medya paylaşımlarının incelenmesi ve etik açıdan uygun bulunmayan davranışların tespit edilmesi, Zafer Partisi'nin bu konudaki titizliğini gösterdi.

Bu inceleme, partinin "gölge şüpheye dahi izin vermeyen" disiplin anlayışının bir parçası olarak kayda geçti. Konunun önemi, siyasette güven ve şeffaflığın her davranışta aranması gerektiği gerçeğini bir kez daha ortaya koydu.

Görevden alma kararı duygusal değil, etik ve disiplin gerekçelerine dayandırıldığı için hem hukuken hem kamu vicdanında güçlü bir zemine oturmuştur. Nesneldir, İlkeli ve tutarlıdır. Taraf olmayıp hakemlik görüşüyle alınmıştır.  

Bu tavır, kin gütmeyen, rövanş aramayan, siyasi kavgaya dönüştürmeyen, Parti disiplininden taviz vermeyen bir liderlik tarzının dışa yansımasıdır.

Güçlü liderlik ve Parti disiplinine verilen önemin göstergesidir.

Bu yüzden mesele, aslında bir kişisel sorun değil; partinin geldiği güçlü konuma yapılan taktik saldırı olarak değerlendirilmelidir.

Zafer Partisi Artık Kilit Bir Partidir

Bu Tip Saldırılar Artacaktır

Partinin hızlı yükselişi ve sahadaki etkisi, bazı çevrelerin paniklemesine ve yıpratma girişimlerine yönelmesine sebep olacaktır.

Bu durum, aslında Zafer Partisi’nin geldiği stratejik konumun bir göstergesidir.

Bu tür operasyonlara karşı Partinin kurumsal bağışıklık sistemi güçlüdür. Bu tip saldırılara karşı dayanıklılık testini başarıyla geçtiğini göstermesidir.

Türk siyasi tarihinde benzer örnekler çoktur. Ne zaman bir parti hızla yükselse, çeşitli aktörler aynı yöntemlere başvurmuşlardır. Şahıs üzerinden saldırı, İftirayla algı operasyonları, Parti içinden bir kişiyi kullanma denemeleri, Sosyal medya manipülasyonları…

Bugün yaşananlar da; Partinin yükseliş hızından rahatsız olan odakların, Güçlü liderliğin etrafındaki bağı kırmak isteyen çevrelerin, Siyasi ağırlığı dağıtmayı hedefleyen girişimlerin çok daha artacağının işaretidir

Analistler ve Kamuoyundan Övgü Yağdı

Siyasi analistler, Özdağ'ın tutumunu "Türkiye'de uzun süredir özlenen devlet terbiyesi ve siyasi ahlakın somut temsili" olarak nitelendirirken, sosyal medya kullanıcıları ve yorumcular da bu kararlı tavrı "kurumsal olgunluk" olarak değerlendirdi.

Özdağ'ın dürüstlük, şeffaflık, toplumsal sorumluluk bilinci ve lidere yakışır kararlılığı en çok vurgulanan özellikleri oldu.

“Temiz Siyaset” Çizgisinin Mimarı

Ümit Özdağ’ın kriz anlarını sakin, ölçülü ve devlet ciddiyetiyle yönetmesi; birçok uzman tarafından “liderlik vasfının doğal sonucu” olarak değerlendirildi.

Bir siyaset bilimci, Özdağ’ın tutumunu şu sözlerle özetledi:

“Türkiye’de siyasetin sertleştiği, üslubun bozulduğu bir dönemde; Ümit Özdağ’ın vakur, ahlakî ve kurumsal duruşu topluma nefes aldırmıştır. Siyasette asıl güç, gürültülü çıkışlarda değil, prensiplere sadık kalmaktır.”

Siyasette Kalite ve Ciddiyet Arayanların Adresi

Zafer Partisi’nin açıklaması ve Ümit Özdağ’ın tavrı, Türkiye’de siyaset standartlarının yükselmesi adına önemli bir örnek teşkil ediyor.

Zafer Partisi'nin bu kararı ve Ümit Özdağ'ın liderlik tavrı, Türkiye'de siyaset standartlarının yükselmesi adına önemli bir örnek teşkil ediyor.

Verilen mesaj net, Bu karar, hem parti içinde hem kamuoyunda: "Zafer Partisi'nde makamlar kişilere göre değil; ilkeler, etik normlar ve kurumsal disiplin doğrultusunda yürütülür."

Lider Partiyi Bu Tür Sarsıntılardan Güçlenerek Çıkarıyor

Bu yaklaşım, gelecek süreçte hem seçmen nezdinde hem parti teşkilatları arasında güven artırıcı bir etki yaratacaktır.

Yıpratma girişimleri, partinin artık geri dönülmez biçimde ülke siyasetinin merkezinde olduğunu göstermektedir.

Bu süreçten; Türk milletine karşı yürütülen  büyük ve temiz mücadelede başarılar katlanarak artacağına olan halk inancı en yüksek seviyededir.

Parti içi disiplin, siyasal kurumsallığın omurgasıdır.

Demokratik geleneğin en temel ilkesi; görev, yetki ve sorumluluk üçlüsünün şeffaf, denetlenebilir ve etik kurallar çerçevesinde işletilmesidir.

Bu bağlamda, Zafer Partisi yönetim organlarının yakın dönemde ortaya çıkan meseleye dair aldığı karar, yalnızca bireysel davranışlara verilen bir yanıt değil; kurumsallığın ve hukuki meşruiyetin korunmasına yönelik zorunlu bir işlemdir.

Duayen hukukçuların da altını çizdiği gibi, politik yapılarda görev bireye değil, makama aittir.

Makamın itibarı ise kişisel beyanlar veya keyfi tasarruflarla değil, partinin etik kodları, iç tüzüğü ve siyasi ahlak normlarıyla güvence altına alınır.

Bu çerçevede gerçekleştirilen görevden alma tasarrufu, siyasetin kişiselleştirilmesine değil, kuralların üstünlüğüne dayanmaktadır.

Kamuoyuna yansıyan iddialar; partinin kurumsal kültürüyle bağdaşmayan, toplumsal hassasiyetleri zorlayan ve siyasal etikle çelişme ihtimali bulunan söylem ve davranışlara ilişkindir.

Bu iddiaların mahiyeti, bir hukuk devletinde olması gerektiği üzere, yargısal makamların takdirindedir. Ancak, yargının hükmü beklenmeksizin alınan idari tedbir, parti yönetiminin ‘şüphe gölgesinin dahi kurumsal yapıya sirayet etmesine izin vermeme’ yönündeki hassasiyetinin göstergesidir.

Bu süreçte özellikle vurgulanması gereken nokta şudur:
Zafer Partisi’nin aldığı karar, şahıslar üzerinden yürüyen bir polemik değil, ilke ve değerler üzerinden inşa edilen bir kurumsal temizlik hareketidir.

Üslupta sakin ve olgun, Yaklaşımda hukuki ve kurumsal, Gündem yönetiminde ise stratejik bir çizgi izlenmiştir.

Siyaset bilimi literatürüne göre, kurumların gücü; krizleri ne kadar gürültü çıkararak değil, ne kadar vakur biçimde yönettiğiyle ölçülür. Bu nedenle partinin aldığı tedbir, yalnızca bir disiplin işlemi değil, aynı zamanda siyasi etik açısından bir kamu güveni beyanı niteliği taşımaktadır.

Zafer Partisi’nin disiplin kararının hem hukuki zemini sağlamdır hem de etik olarak gereklidir.

Tartışmaların polemik zeminine çekilmesine izin verilmeden, konu kurumsal sorumluluk çerçevesinde ele alınmış ve parti geleceğinin daha güçlü bir zemine taşınması için gerekli olan ‘siyasal hijyen’ sağlanmıştır.

yilmazparlar@yahoo.com

19 Ocak 2026 Pazartesi

Sağlık, Bir Milletin Geleceğidir-Yılmaz Parlar

  

Zafer Partisi Sağlıkta Yeni Dönemin Sözünü Verdi

Ümit Özdağ, Sağlıkta Eşit ve Erişilebilir Sistem Kuracağız

Sağlığın Önemi ve Türkiye’deki Mevcut Sorunlar

Sağlık, yalnızca bireyin değil toplumun tamamının yaşam kalitesini belirleyen temel bir haktır.

Güçlü bir devlet, vatandaşına eğitim ve sağlık hizmetini eşit, erişilebilir ve kaliteli şekilde sunmakla yükümlüdür.

Ancak Türkiye’de son yıllarda sağlık hizmetlerinde artan özelleştirme, hastanelerde yoğunluk, randevu krizleri, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet ve hekim göçü, sistemin alarm verdiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Vatandaşın “paran yoksa iyi sağlık hizmeti alamazsın” gerçeğiyle karşı karşıya bırakılması, sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmamaktadır.

Bu tablo karşısında Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın sağlık alanına yönelik hassasiyeti ve çözüm odaklı yaklaşımı, çalıştayın en güçlü mesajlarından biri olarak öne çıktı.

Ümit Özdağ, Sağlıkta Eşit ve Erişilebilir Sistem Kuracağız

Prof. Dr. Ümit Özdağ, sağlık hizmetlerinin ticari kazanç alanı değil, kamu hakkı olduğunun altını çizerek, herkesin gelir durumuna bakılmaksızın rahatlıkla erişebileceği bir sağlık sistemi kuracaklarını vurguladı.

Özdağ’ın bu yaklaşımı, sosyal devlet ilkesini yeniden ayağa kaldırma kararlılığının en somut göstergesi olarak değerlendirildi.

1. Türkiye Sağlık Çalıştayı Kapanış Konuşması Sağlıkla İlgili Bölümler

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, 1. Türkiye Sağlık Çalıştayı’nın kapanış konuşmasında sağlık alanında yaşanan tahribata dikkat çekerek önemli mesajlar verdi.

Prof. Dr. Özdağ, Türkiye’de sağlık alanında ciddi bir bozulma yaşandığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Sağlık alanında ağır bir tahribat olduğu gözleniyor. Bunun temel nedeni, Türk sağlığının uzun yıllardır özel hastane sahiplerinin yönetimine bırakılmasıdır. Oysa eğitim ve sağlık bir kamu hakkıdır. ‘Paranız yoksa iyi sağlık hizmeti alamazsınız’ anlayışı, Türk halkına yıllardır bir gerçek gibi dayatılmaktadır. Bu anlayış sosyal devlet ilkesine aykırıdır.”

Sağlık Bakanlığı’nın uzun yıllardır tarikat ve cemaat etkisi altında olduğuna dikkat çeken Özdağ, bunun devlet yönetimi açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu vurguladı:

“Sağlık Bakanlığı’nın tarikat ve cemaatlerin denetimi altında olması, sağlık sisteminde liyakati ve kaliteyi zayıflatmıştır. Devlet yönetimine bu yapıların müdahalesi, milletin menfaatleriyle ters düşmektedir.”

Sağlık eğitiminin kalitesindeki düşüşe de değinen Prof. Dr. Özdağ, hekim göçünün nedenlerine dikkat çekti:

“Bu süreçte sağlık eğitiminin kalitesinde ciddi bir gerileme yaşanmıştır. Yurt dışına giden doktorların temel nedeni yalnızca ekonomik değildir.

Doktorların değersizleştirildiği, şiddete maruz kaldığı ve ‘giderlerse gitsinler’ anlayışının hâkim olduğu bir ortamda hekimlerin yurt dışına yönelmesi kaçınılmaz hale gelmiştir.”

Doktorlar arasında yapılan araştırmalara da değinen Özdağ, sağlık çalışanlarının mesleki gelecekten umutlu olmadığını belirterek şunları söyledi:

“Doktorların önemli bir bölümü, yeniden meslek seçme şansı olsa doktor olmak istemeyeceklerini ifade etmektedir.

Bu tablo, sağlık sisteminin ne denli ciddi bir kriz içinde olduğunu göstermektedir.”

Çalıştayın yol haritasına katkı sunduğunu belirten Prof. Dr. Ümit Özdağ, sağlıkta yeniden yapılanma hedefini şu sözlerle tamamladı:

“Bu çalıştay, sağlık alanında hazırladığımız yol haritasına son şeklini vermemize katkı sağladı.

Zafer Partisi iktidarında, sağlık hizmetlerinin herkes için erişilebilir, nitelikli ve eşit şekilde sunulduğu bir sistem inşa edeceğiz.”

Sağlıkta Umut Veren Bir Yol Haritası

Zafer Partisi’nin 1. Türkiye Sağlık Çalıştayı, mevcut sağlık krizine karşı somut çözüm önerilerinin ortaya konduğu önemli bir platform oldu. Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın kararlı duruşu ve sağlık alanındaki duyarlılığı, vatandaşların en temel hakkı olan sağlık hizmetine yeniden güvenle erişebileceği bir geleceğin inşa edileceğinin güçlü mesajı olarak değerlendirildi.

yilmazparlar@yahoo.com

  2026-Of Hayrat Cemiyeti'nden Tarihi Gece-Yılmaz Parlar

ANASAYFA SİYASET EKONOMİ TURİZM BİLİŞİM SAĞLIK GIDA O...